UYUM HUKUKU BÜLTENİ
AG Hukuk & Danışmanlık 2025 Uyum hukuku Bülteni 1) 2025 Yılına Uyum Hukuku Açısından Genel…


AG Hukuk & Danışmanlık 2025 Uyum hukuku Bülteni 1) 2025 Yılına Uyum Hukuku Açısından Genel…


İcra takibinde borçlunun TC kimlik numarasının tespit edilmesi KVKK’ya aykırılık oluşturur mu? Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi’nin dikkat çekici kararı.


1. Olayın Çerçevesi ve İddia: Münih 1. Bölge Mahkemesi Başkanı Cornelia Kallert’in yapmış olduğu basın…


Türkiye’de yapay zekâ alanındaki ilk kapsamlı yasal çerçevenin TBMM’ye sunulması, dijital düzenlemeler bakımından kritik bir eşik oluşturuyor. 2024’te Meclis gündemine giren Yapay Zekâ Kanun Teklifi; yapay zekâ sistemlerini hukuken tanımlayan, veri setlerine ilişkin standartlar belirleyen, deepfake (Deepfake, insanların yüz, hareket ve sesini gerçeğe uygun olacak şekilde taklit etmek veya değiştirmek için yapay zekâ teknikleri aracılığıyla fotoğrafların, videoların veya seslerin kullanılmasıdır.)[1] içeriklere karşı hızlı müdahale imkânı tanıyan ve kamu düzeni ekseninde yeni düzenlemeler içeren sekiz maddelik bir tekliften oluşuyor. Bu düzenleme ile hem bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hem de yapay zekâ teknolojilerinin güvenli ve şeffaf biçimde geliştirilmesi hedefleniyor.


Anayasa Mahkemesi’nin 8 Temmuz 2025 tarihli Caner Şafak kararı, enflasyon nedeniyle alacakların reel değer kaybı karşısında mevcut hukuk yollarının mülkiyet hakkını korumada yetersiz kaldığını tespit etmiştir. Mahkeme, TBK m.122 kapsamındaki munzam zarar davalarının pratikte etkili bir telafi imkânı sunmadığını belirleyerek mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu karar, pilot karar niteliğinde olup yasama organına yapısal çözüm çağrısı yapmıştır. Karar, ekonomik gerçeklik karşısında mülkiyetin korunması ve tazminat hukukunun gelişimi açısından önemli bir dönüm noktasıdır.
End of content
End of content