ceza avukatı

“Bir Ceza Avukatının Anıları” Üzerine

Hukuk fakültesinde öğrendiklerimiz çoğu zaman maddi gerçeğin değil, kâğıt üzerindeki normların dünyasını yansıtmakta. Fakat meslek hayatı, hele ki ceza hukuku, kanun maddelerinden çok daha fazlasını, yani insanı tanımayı, anlamayı ve bazen de onun acısına sessizce eşlik etmeyi gerektirmekte. Faruk Erem’in Bir Ceza Avukatının Anıları, tam da bu noktada bize çok kıymetli bir bakış açısı sunmakta.

Kitapta ceza hukukunun teknik bilgisinin ötesinde, savunmanın ahlaki ve insani boyutu ele alınmakta. Faruk Erem, yalnızca kıymetli bir hukukçu değil; aynı zamanda savunma hakkını bir insanlık değeri olarak gören biri. Kitapta anlatılan olaylar, yalnızca hukuki süreçleri değil, her biri gerçek insan hikâyeleri olan dosyaların ardındaki sessiz çığlıkları da gün yüzüne çıkarmakta. Özellikle ölüm cezası davasında yaşadığı vicdani muhakeme, bir ceza avukatının yalnızca müvekkilini değil, kendi insanlığını da savunmak zorunda kalışını çok net biçimde ortaya koymakta.

Bu kitap, bize ders kitaplarında öğrenemeyeceğimiz suç isnadı altında bile insanın insana el uzatabileceğini, adaletin yalnızca yargı kararı değil, aynı zamanda bir merhamet meselesi olduğunu hatırlatmakta. Hukuka yalnızca bir meslek değil, bir yaşam biçimi, bir vicdan disiplini olarak bakan herkesin bu kitaptan öğrenebilecek bir şeyleri olduğu kanaatindeyim. Özellikle ceza hukukuna ilgi duyan hukukçuların bu anılarda kendilerini ve mesleki duruşlarını sorgulayacaklarına inanıyorum.

Bize düşen, yalnızca kanunu uygulamak değil; adaletin ruhunu da yaşatmaktır.

Ceren Düven

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir