İcra Takibinde TC Kimlik Numarasının Tespiti KVKK’ya Aykırılık Oluşturmaz – Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi Kararı

İcra takibinde TC kimlik numarasının tespit edilmesi uygulamada sıkça tartışılan bir konudur. Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi bu kararında önemli bir değerlendirme yapmıştır.

“Somut olayda, T.C. kimlik numarasının tespiti istenen kişinin takibin tarafı olmayan üçüncü kişi değil, bizzat takipte yer alan borçlu olduğu; KVKK’nın 28. maddesi uyarınca kişisel verilerin korunmasına dair kanun hükümlerinin infaz işlemlerine ilişkin icra takibi borçlusu bakımından uygulanamayacağı anlaşılmıştır.”


ESAS NO : 2025/751 Esas
KARAR NO : 2025/742

DAVA : Şikâyet (İcra Memur Muamelesi)
DAVA TARİHİ : 27/11/2025
KARAR TARİHİ : 30/12/2025
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 23/01/2026


GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, … Vergi Dairesi’nden borçlu …’ın T.C. kimlik numarasının istenmesi talebinin … İcra Dairesi tarafından avukatların doğrudan bilgi edinebileceği, icra dairesinin aracı kılınamayacağı, KVKK ve Anayasa 20. maddesi gerekçeleriyle reddedildiğini, oysa Avukatlık Kanunu, İcra ve İflas Kanunu hükümleri, KVKK’nın istisnaları ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca borçlunun T.C. kimlik numarasının araştırılmasının icra müdürlüğünün asli görevi olduğunu, bu bilginin istenmesinin hukuka uygun olduğunu, aksi yöndeki kararın hukuki, cezai ve idari sorumluluk doğuracağını, takibin gecikmesiyle borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek, icra müdürlüğünün 19/11/2025 ve 25/11/2025 tarihli kararlarının kaldırılmasını istemiştir.


DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Uyuşmazlık, memur işleminin kaldırılmasına yönelik şikayettir.

T.C. Anayasası madde 20/3: Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d:
Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi,

Madde 3/1-e:
Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hale getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi,

Madde 5:
Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez.

2- Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür:

a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.

b) Fiili imkansızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.

c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.

e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.

f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.

Madde 28:
1-Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hallerde uygulanmaz:
… d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre kişinin mal varlığı ve nüfus kaydı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olduğu tartışmasızdır.

Somut olayda, TC kimlik numarasının tespiti istenen …’ın takibin tarafı olmayan 3. kişi değil, bizzat takipte yer alan borçlu olduğu, KVKK’nın 28. maddesi uyarınca kişisel verilerin korunmasına dair kanun hükümlerinin infaz işlemine ilişkin icra takibi borçlusu için söz konusu olamayacağı, icra müdürlüğünün talebin reddine ilişkin 19/11/2025 ve 25/11/2025 tarihli işleminin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, şikayetçinin şikayet konusunda haklı olduğu anlaşıldığından şikayetin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.


HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Şikayetin KABULÜNE, … İcra Dairesinin 2025/… Esas sayılı takip dosyasında 19/11/2025 ve 25/11/2025 tarihli talebin reddine ilişkin İcra Müdürlüğü işleminin KALDIRILMASINA,

2- Şikayet memur işleminden kaynaklandığından, Harçlar Kanununun 13/1. maddesinin (d) bendi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, şikayetçinin yatırdığı harçların karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,

3- Şikayet memur işleminden kaynaklandığından ve şikayet edilen memur işleminin oluşumuna sebebiyet vermediğinden şikayetçinin karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4- Gider avansının varsa kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra talep aranmaksızın hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda, bildirilmemiş ise masrafı avansından karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak sahibine iadesine,

Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

30/12/2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir