YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİNİN SORUMLULUĞUNU İNCELEYEN TELİF HAKKI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR KARAR : Gema vs. Openaı
1. Olayın Çerçevesi ve İddia:
Münih 1. Bölge Mahkemesi Başkanı Cornelia Kallert’in yapmış olduğu basın açıklamasına göre dava, GEMA’nın (Müziksel Performans ve Mekanik Üreme Hakları Derneği) OpenAI şirketler grubuna karşı açtığı telif hakkı davasıdır. Telif hakkının konusunu dokuz tanınmış eser sahiplerine ait şarkı sözleri oluşturmaktadır. Şarkı sözlerine örnek olarak; “Atemlos (Kristina Bach)” ve “Wie schön, dass geboren bist (Rolf Zuckowski)” gibi eserler yer alıyor.
GEMA’nın iddiasına göre; bu şarkı sözleri, OpenAI’ın dil modellerinde (özellikle GPT-4 ve 4o’da) “hafızaya aldığı” (Memorisation – Yapay Zekâ modelinin maruz kaldığı verileri model parametrelerinde yeniden üretilebilir biçimde saklaması) tespit edilmiştir. Chatbot (Diyalog kurarak bilgi veren veya bir işlemi gerçekleştiren yazılımdır.) kullanıldığında, kullanıcıların basit komutlarıyla (prompt) bu şarkı sözleri büyük ölçüde orjinaline sadık bir şekilde çıktı olarak alınabilmektedir.
GEMA, GPT-4 ve 4o’nun şarkı sözlerini hafızaya alma tekniğiyle orijinaline benzer şekilde sözleri kopyaladığı ve telif hakkı ihlaline neden olduğu iddialarına bağlı olarak; bu verilerin kullanılmasının yasaklanmasını (Unterlassung), hangi kapsamda kullanıldığına dair bilgi verilmesini (Auskunft) ve uğranılan zarar sebebiyle de tazminat (Schadensersatz) taleplerinde bulunmuştur. Mahkeme de bu taleplerin büyük bir kısmını kabul etmiştir. GEMA, ayrıca “değiştirilmiş şarkı sözlerinin yanlış kişiye atfedilmesi (yanlış isimle ilişkilendirilmesi)” nedeniyle genel kişilik hakkına (allgemeines Persönlichkeitsrecht) dayalı bazı talepler de ileri sürmüştür ancak mahkeme bu kısmı reddetmiştir.
2. Mahkemenin Temel Tespiti: “Memorisation (Hafızaya Alma) = Vervielfältigung”
2.1. Şarkı Sözleri GPT-4 ve 4o’da “Reprodükte (Kopyalanabilir) edilebilir” şekilde var
Mahkeme, bilgi teknolojileri araştırmalarına atıfta bulunarak şunu kabul ediyor: Büyük dil modellerinde (LLM) bazı eğitim verilerinin “memorize” edilerek modelin içinde kalıcı olarak yer alması mümkündür; bu veriler daha sonra çıktılardan “çıkarılabilir (extract)” halde olabilir.
Mahkeme bu olgudan hareketle; GPT-4 ve GPT-4o modellerinde söz konusu şarkı sözlerinin “reprodükte edilebilir” (reproduzierbar – Sabitlenmiş verilerin yapay zekâ modeli tarafından kopyasının üretilebilmesi) şekilde bulunduğu kanaatine varıyor. Eserlerin, modele girilen eğitim verisi ile model parametreleri arasında bire bir eşleşecek kadar tam bir aktarım (full takeover) olduğu, yapılan karşılaştırmalarda, eğitim verisinde yer alan şarkı sözleri ile chatbot çıktılarının çok büyük ölçüde benzerlik gösterdiği tespit ediliyor. Şarkı sözlerinin uzunluğu ve karmaşıklığı dikkate alındığında, bu uyumun “tesadüf” ile açıklanamayacağı ifade ediliyor.
2.2. Parametrelerdeki sabitleme de “çoğaltma”dır.
Bu noktada mahkeme, InfoSoc Direktifi m.2 ve Alman Telif Hukuku Kanunu § 16 UrhG’deki “Vervielfältigung” (çoğaltma) kavramına dayanıyor. Eserin model parametrelerinde veri olarak “somutlaşması”, şarkı sözlerinin model içinde yeniden üretilebilir şekilde “festgelegt” (sabitlenmiş) olması, telif hukukunda “çoğaltma” şartını karşılayan bir “verkörperung” (maddi/fiziksel karşılık) olarak kabul ediliyor.
Mahkeme açıkça “Art. 2 InfoSoc-RL uyarınca, her tür ve biçimde çoğaltma yeterlidir; eserin salt olasılık değerleri (probability values) üzerinden sabitlenmiş olması, çoğaltma niteliğini ortadan kaldırmaz.” diyor.
Yeni teknolojiler (dil modelleri gibi) de çoğaltma hakkı kapsamındadır; AB Adalet Divanı içtihadına göre, bir eserin “dolaylı da olsa teknik araçlarla algılanabilir hâle gelmesi” çoğaltma için yeterlidir.
Kısacası model parametrelerinde yer alan bu “memorisation”, mahkemece açık şekilde “urheberrechtliche Vervielfältigung” (telif hakkına konu çoğaltma) olarak nitelendirilmiştir.
3. Text and Data Mining (TDM – Metin ve Veri Madenciliği) İstisnası Neden Uygulanmadı?
Kararın en kritik bölümlerinden biri, § 44b UrhG’de düzenlenen Text & Data Mining (TDM) istisnasının (Veri Madenciliği faaliyetlerinin telif hakkı sınırlamasına takılmadan yapılabilmesini sağlayan bir istisnadır) sınırlarının çizilmesi.
TDM istisnası, esasen “analiz amaçlı geçici kopyalama” için öngörülmüştür; Örneğin eseri dijital formata çevirmek, RAM’de kısa süreli depolamak gibi, Amaç, “bilgi çıkarma”dır; yani eser “bilgi kaynağı”dır, eser olarak yeniden üretilmez.
Dolayısıyla bu istisna; eserden sadece istatistikî / anlamsal bilgi çıkarılması, eserin kendisinin kalıcı ve yeniden üretilebilir şekilde saklanmaması gibi durumları kapsar.
Somut olayda ise tam tersine model eğitiminde yalnızca bilgi çıkarılmamış, şarkı sözleri eserin kendisi olarak, yeniden üretilebilir biçimde modele yazılmış ve bu yüzden “Text and Data Mining (Metin ve Veri Madenciliği)” değil; doğrudan “Vervielfältigung (Çoğaltma)” yapılmıştır.
4. § 57 UrhG “Unwesentliches Beiwerk” ve İmplied Consent İddiaları
4.1. “Eser sadece önemsiz bir yan unsur (Beiwerk)” savunması reddediliyor
OpenAI tarafı, şarkı sözlerinin, büyük bir eğitim veri seti içinde “önemsiz/yan unsur” (unwesentliches Beiwerk) olduğu iddiasında da bulunmuş. Mahkeme, § 57 UrhG kapsamındaki bu savunmayı da reddediyor:
“Beiwerk” sayılabilmesi için, eserin asıl eser yanında gerçekten ikincil ve vazgeçilebilir olması gerekir. Oysa burada tüm eğitim verisinin kendisi başlı başına “bir eser” değil, şarkı sözleri eğitim verisinde ayrı ayrı korunmaya devam eden eserlerdir. Dolayısıyla bunları tüm eğitim verisine kıyasla “yan unsur” saymak hukuken mümkün değildir.
4.2. Hak sahiplerinin zımni rızası (implied consent) yok
Mahkeme, “Hak sahipleri internete koyuyorsa, bu tür yapay zekâ eğitimlerini de normal bir kullanım olarak öngörmelidir” yönündeki her türlü örtülü rıza yorumunu da reddediyor. Modellerin eğitimi, halen “alışılmış ve beklenebilir bir kullanım türü” olarak görülemez. Bu nedenle, sırf eser internette erişilebilir diye, hak sahibinin “Yapay zekâ modelinde kalıcı eğitim verisi olarak kullanılmasına rıza gösterdiği” var sayılamaz.
5. Chatbot Çıktıları: Kim Sorumlu? Kullanıcı mı, Şirket mi?
Karar, sadece model içindeki çoğaltmayla yetinmiyor; çıktı (output) aşamasını da ayrı bir hak ihlali olarak görüyor. Chatbot çıktılarında şarkı sözlerinin özgün unsurlarının tanınabilir şekilde yer alması ve çoğu zaman şarkı sözlerini büyük ölçüde aynen yansıtması; Vervielfältigung (çoğaltma) – § 16 UrhG ve Öffentliche Zugänglichmachung (kamuya iletim) – § 19a UrhG ihlallerine sebebiyet veriyor. Ayrıca bu kullanım ne herhangi bir istisna hükmüyle ne de başka bir hukuki gerekçeyle korunuyor.
Belki de kararın pratik açıdan en dikkat çekici noktalarından biri; Mahkeme, sorumluluğu kullanıcılara değil, doğrudan OpenAI’a (model işletmecisine) yüklüyor.
Sonuç olarak mahkeme, “çıktıdaki telif ihlalinden kullanıcı değil, modeli işleten şirket sorumludur” sonucuna varıyor.
Bu karar ileride üst mahkemeye taşındığında, yüksek mahkeme AB Adalet Divanının daha önce verdiği kararları dikkate alabilir. Bu durum da sürecin AB Adalet Divanının yerleşik içtihatlarıyla daha uyumlu bir çerçeveye oturabileceği anlamına geliyor.
6. Değerlendirme: Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
“Memorisation”in hukuki niteliği netleşiyor. Dil modellerindeki “memorisation”, salt teknik bir yan olgu değil; Telif hukuku bakımından eser çoğaltması olarak nitelendirilebilecek, hak ihlaline yol açan bir süreç olduğunu mahkeme kararında görmekteyiz.
Ayrıca bu kararla TDM istisnasının sınırları çiziliyor. Text and Data Mining, yalnızca bilgi çıkarmaya yönelik, eseri kendisi olarak yeniden üretmeyen işlemleri kapsıyor; model içinde kalıcı eser kopyası oluşuyorsa, mahkemeye göre artık TDM değil, klasik çoğaltma söz konusu olacaktır.
Kararda yapay zekâ şirketlerinin sorumluluğu detaylı bir şekilde inceleniyor ve vurgulanıyor. “Kullanıcı prompt girdi, sorumluluk onda” yaklaşımı reddediliyor aksine modelin eğitimi, mimarisi ve veri seçimiyle ilgilenen şirketin doğrudan sorumlu olduğu açıkça ifade ediliyor.
7. Sonuç Yerine: Yapay Zekâ Çağında Telif Hakkının Yeni Sınavı
Landgericht München I’nin GEMA – OpenAI kararı, “Yeni teknoloji, telif hakkı sisteminin dışına çıkamaz; tam tersine, mevcut hakların içeriğinin teknolojiye göre yeniden yorumlanmasını gerektirir.” mesajını vurguluyor.
Model eğitimi sırasında kullanılan verilerin “istatistiksel soyutlama” mı yoksa “somut eser çoğaltması” mı olduğu sorusu, artık sadece teknik bir tartışma değil; hukuken doğrudan tazminat, yasaklama ve lisans yükümlülükleriyle sonuçlanabilecek bir mesele.
Bu karar, temyiz süreci ve olası ABAD (CJEU) içtihatlarıyla birlikte; önümüzdeki yıllarda yapay zekâ modellerinin hangi verilerle, hangi hukuki dayanaklarla ve hangi lisans mekanizmalarıyla eğitilebileceğine ilişkin yeni bir hukuki mimarinin temel taşlarından biri olmaya aday görünüyor.
