Uzun Yargılama Nedeniyle Tazminat Komisyonu Red Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

Ceza yargılamalarında makul sürede yargılanma hakkı, hem Anayasa hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınmış temel bir haktır. Ancak uygulamada bazı durumlarda yargılamalar uzun sürebilmekte ve bu nedenle kişiler Tazminat Komisyonu’na başvuruda bulunabilmektedir.

Tazminat Komisyonu tarafından verilen kararların hukuka aykırı olduğu düşünüldüğünde ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu bulunmaktadır.

Aşağıda, uzun yargılama nedeniyle yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine hazırlanmış örnek bir itiraz dilekçesi yer almaktadır.

ANKARA BÖLGE İDARE MAHKEMESİNE
Gönderilmek Üzere
ADALET BAKANLIĞI TAZMİNAT KOMİSYONU
(6384 SAYILI KANUN İLE KURULAN KOMİSYON)

KOMİSYON DOSYA NO :
İTİRAZ EDİLEN KARAR NO :

Müracaat Eden :XXXX, T.C. Kimlik No :XXXX
Vekilin Adı Soyadı : Av. Melek Acu

AYM Başvuru Tarihi: XXXX
AYM Başvuru No :XXXX
Komisyona Müracaat Tarihi :XXXX
Komisyon Karar Tarihi: XXXX
Komisyon Karar Tebliğ Tarihi: XXXX
İTİRAZ TARİHİ : XXXX

KONU : Komisyon kararına itiraz dilekçemizin sunulmasıdır.

AÇIKLAMALARIMIZ :
Uzun yargılama yüzünden adil yargılanma hakkının ihlal edildiği nedeniyle AYM’ye XXX yılında başvurduğumuzdan itibaren yaklaşık X yıl geçmiştir. Müvekkilin adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle mağduriyeti tazminat ile giderilemeyeceğini bildiğimizi ancak mahkemelerimizin geç de olsa adaletli karar verdiğini görmek bir nebze teselli bulmak amacıyla başvurunun kabul edilmesi talebinde bulunulmuştur. Tazminat Komisyonunca gerekçeli karar tarafımıza tebliğ edildikten sonra iş bu itiraz sebeplerini sunmaktayız.
BAŞVURU KONUSU:
Uzun yargılama şikayeti nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğidir.
TAZMİNAT KOMİSYONU KARARI:
1-…”Müracaat eden, XXX tarihli iddianame sonrası,XXX Mahkemesine hakkında açılmış XXXX Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığından şikayetçi olmuştur. Mahkemenin bu esas sayılı dosyası üzerinden verilen kararın istinaf edilmesi üzerine XXX Bölge Adliye Mahkemesi XXX Ceza Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay X. Ceza Dairesi tarafından XXXX tarihinde kararın düzeltilerek onandığı ve yargılamanın son bulduğu görülmüştür. Dolayısıyla başvuruya konu yargılama üç dereceli olarak 4 yıl 10 ay 1 gün sürmüştür.
2-Müracaata konu iş bu dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında; AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin makul sürede yargılanma hakkına ilişkin yerleşik içtihatları, olayın kendine özgü koşulları, davanın müracaat eden açısından taşıdığı önem, davanın üç dereceli yargı sürecinden geçmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, toplamda 4 yıl 10 ay 1 gün süren yargılamanın AİHS’nin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre şartına aykırı olmadığısonucuna varılarak müracaat edenin talebinin reddedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.” şeklindedir.
İTİRAZ NEDENLERİ:
1-Tazminat Komisyonu kararında iddianame tarihi ile yargılamanın başladığını kabul ederek ilk derece, istinaf ve temyizde geçen sürenin makul süre olduğunu, böylelikle adil yargılanma hakkının sözde ihlal edilmediğini belirlemiştir. Makul sürede yargılanma hakkı, ceza davalarında iddianamenin mahkemeye sunulmasından değil, soruşturma evresinde suç isnadı içeren ilk işlemden itibaren başlamaktadır. Buna ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihadı mevcuttur. Eckle v. Germany, Başvuru No: 8130/78, Karar Tarihi: 15 Temmuz 1982, § 73–75. AİHM, AİHS m. 6 kapsamındaki “makul süre”nin “Kişiye bir suç isnadının yöneltildiği andan itibaren” başladığını belirtmiştir. Suç isnadı iddianame ile değil, soruşturma aşamasındaki ilk suçlama işlemi ile başlamaktadır. Mahkeme ayrıca “suç isnadı” kavramının otonom bir kavram olduğunu ve sadece iddianamenin kabulüyle sınırlı olmadığını da vurgulamıştır.
2-AİHM, suç isnadı kavramını 1980 tarihli bir içtihatta yetkili makamların bir kişiye suç işlediği iddiasını resmi olarak bildirmesi veya kişinin durumunu esaslı biçimde etkileyen işlemler yapılması ile doğabileceğini belirtmiştir(Deweer v. Belgium, Başvuru No: 6903/75, Karar Tarihi: 27 Şubat 1980, § 42–46). Bu uygulama, soruşturma aşamasının makul süre kapsamına dahil olduğunu açıkça göstermektedir.
3-AİHM, makul sürenin değerlendirilmesinde şu kriterleri sistematik hale getirmiştir: Davanın karmaşıklığı, başvurucunun tutumu, ulusal makamların tutumu, başvurucunun davadaki menfaati. (Scordino v. Italy [GC], 29 March 2006, App. No. 36813/97, §§ 177–182) Nitekim Türkiye ilgili bir kararda AİHM, ceza soruşturması ve kovuşturmasının uzun sürmesini makul süre ihlali olarak değerlendirmiş ve süreyi başvurucunun ilk kez suç isnadıyla karşılaştığı tarihten itibaren hesaplamıştır(Daneshpayeh v. Turkey, Başvuru No: 21086/04, Karar Tarihi: 16 Temmuz 2009
4-Sonuç olarak makul süre, iddianamenin kabulüyle değil, “suç isnadının yöneltildiği” ilk andan itibaren başlamaktadır.
5-Müvekkil hakkında XXX Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarı olan 2016 tarihli yazısı ile müvekkile resmi olarak suç isnadı yöneltilmiştir. Suç isnadının yapıldığı bu andan itibaren makul sürede yargılanma hakkı başlamıştır. İddianame ise 2017 tarihinde düzenlenmiştir. Makul sürede yargılanma hakkı 2016 tarihinde başlamış ve Yargıtay ilamı ile 2022 tarihinde yargılama tamamlanmıştır. Toplam süre 5 YIL X AY X GÜN’dür. Dava karmaşık değildir; tek sanık olarak yargılama görmüştür. Müvekkilin tutum ve davranışlarından kaynaklan bir uzama da sözkonusu değildir. Uzun süren yargılama sebebiyle müvekkil maddi ve manevi olarak yıpranmıştır. Açıklanan nedenlerle Komisyon kararı doğru değildir.
6-Yukarıda anlattığımız ve tazminat komisyonunca göz ardı edilen hususa göre; AİHM içtihatlarına, anayasaya, kanuna, hukuka ve hakkaniyete aykırı verilmiş olan tazminat komisyonu kararının tarafımızca itiraz merciine taşınması zarureti hasıl olmuştur. Müvekkilin mağduriyetinin her geçen gün artmasını önlemek amacıyla hukuka açıkça aykırı bu kararın KALDIRILMASI gerekmektedir.

NETİCE-İ TALEP: Yukarıda açıklamış olduğumuz sebeplerle; itiraz Talebimizin KABULÜNE karar verilerek Tazminat Komisyonu’nun XX tarih, X E. Ve X K. Sayılı kararının KALDIRILMASINA, Müvekkilin bir nebze mağduriyetinin giderilmesi için uygun görülecek adaletli bir tazminatın VERİLMESİNE,
Vekalet ücreti ile başvuru masraflarının HAZİNEYE yükletilmesine karar verilmesini, saygılarımla ve vekaleten talep ederim.

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN VEKİLİ
AV. MELEK ACU

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir